22972Konya Bölge Sulama Kooperatifleri Birliği geçtiğimiz hafta Antalya’da seminer düzenledi. Seminere Konya Bölge Sulama Kooperatifleri Birliği Başkanı Şaban Güven, İl Genel Meclisi Başkanı Ali Selvi, Konya Ticaret Borsası Başkanı M. Uğur Kaleli, Meram Ziraat Odası Başkanı Ali Ataiyibiner ve kooperatif başkanları katıldı. Üç gün süren seminerde bölgenin su sorunu masaya yatırıldı.

Konya Bölge Sulama Kooperatifleri Birliği Başkanı Şaban Güven, açılışta çarpıcı açıklamalar yaptı. Yıllardır KOP, Mavi Tünel diye bağırdıklarını belirten Güven, projelerin hayata geçmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti. Doğru olduğunu bildiği her şeyi söylediklerini ve söylemeye de devam edeceklerini ifade eden Güven, “2007 yılında DSİ’nin kapısını çaldık ve sulama birliğinin sularını rehabilite edelim dedik. DSİ ise bize cevap olarak, yaparız ama bedelinin hepsini alırız dedi. Bugün su da çok ciddi sıkıntılar var. Bunu herkes kabul etmek zorunda. DSİ bir eylem planı hazırladı. Bu eylem planı hazırlanırken, KOP İdaresinde bir toplantı yapıldı. Maalesef DSİ, suyun yöneticilerini bir araya getiripte görüşlerini almadı. Bizim itirazımız bu eylem planına. Biz OSOS sistemine de karşıyız. Otomatik Sayaç Okuma Sistemi (OSOS)’a bizim başımıza cellat gibi dikilen MEDAŞ’ta destek veriyor. DSİ’nin eylem planındaki bilgiler tamamen yanlıştır. DSİ’nin eylem planı içerisinde yer altından çektiğimiz her metre küp suyun bedelini ödeyeceğimiz söyleniyor. Biz üreticiler olarak vere vere cebimiz delindi” dedi.

BİZ ARTIK KOP’LUYUZ

Başkan Şaban Güven, “Şeker pancarı üretilirse, Konya Şeker A.Ş. etanol üretiyor. Bu etanol sayesinde aracımızın yakıtı üretiliyor. Çiftçi şeker pancarı üretemezse, Konya Şeker A.Ş., nasıl yakıt üretecek. Üretime müsaade edin ki insanlar aç kalmasın. Bizim suyumuza kota getirmeyin. Biz üretelim, çalışalım ve ülkemize katkıda bulunalım. Kota meselesi gündemi geldiği zaman herkesin tepesinde cinler toplanıyor. Kota ile ilgili KOP’ta bir rapor hazırlandı. Bu rapor netleştiğinde bakanlığa gönderilecek. Biz bundan sonra Konya-Karaman-Aksaray olarak ayrı iller değiliz. Biz artık KOP’luyuz. Biz KOP’un yapacağı çalışmaları destekleyeceğiz” diye konuştu.

‘YA BEN GİDERİM, YA MEDAŞ GİDER’

Kooperatif olarak MEDAŞ ile ilgili şikayetlerini de dile getiren Başkan Şaban Güven, sayacın çarpını yanlış diye iki yıl geriye dönük tahsilat yapıldığını iddia etti. Bu konuyu EPDK’ya taşıyacağını belirten Güven, “Ben ömrüm yettiği sürece bunlarla uğraşacağım. Ya ben giderim, ya MEDAŞ gider” şeklinde konuştu. Başkan Güven, son olarak seminer boyunca alınacak kararların hayırlı olmasını diledi.

‘ÇİFTÇİ BANKALARA BORÇLU’

Şaban güven’in ardından kürsüye gelen Sulama Kooperatifleri Birliği Karaman Temsilcisi Şakir Eski de OSOS’a dikkat çekti. Eski, “OSOS ve kota ile gelebilecek sorunların sulama alanları geliyor. Biz bu eylem planını DSİ’nin suyun paydaşlarıyla hazırlamasını isterdik. Çiftçilerin büyük gelir elde ettiği söyleniyor. Bugün bütün çiftçiler banka önünde kuyrukta bekliyor. Hepsi bankalara borçlu durumda. Bu kadar borç yükünün altında çiftçinin kısıtlamaya gitmesini isterseniz bu günahtır. Umut ediyorum ki kota ile ilgili KOP’un raporu dikkate alınacaktır” dedi.

BİRLİKTELİK VURGUSU

KOP İdaresi Danışmanı Yrd. Doç. Dr. Mehmet Şahin de, bölgenin kalkınması için birlikteliğin önemine vurgu yaptı. Önceki yapılan yanlışların artık yapılmaması gerektiğini ifade eden Şahin, “mutlaka paydaşlarımızla birlikte hareket etmek zorundayız. Bundan sonra KOP bölgesinde bulunan dört ilimizle ilgili hep birlikte olalım” diye konuştu.

‘DIŞ HAVZALARDAN SU GETİRİLMELİ’

Şahin’in ardından konuşma yapan Konya Ticaret Borsası (KTB) Başkanı M. Uğur Kaleli, sözlerine bundan 100 yıl önce KOP’un temellerini atan cenneti mekan Sultan Abdülhamit Han’a teşekkür ederek başladı. Başkan Kaleli, “üretimin daha üst seviyeye çıkması için stratejik planımızı yaptık. Eğer Konya bugünkü üretimi ile devam ederse, Türkiye’nin tarımsal alandaki 30 milyar dolarlık 2023 ihracat hedefine 3 milyar dolarlık katkı sağlar. Tarımsal alt yapıdaki eksiklikler inşallah kısa sürede biter ve hedeflerimize ulaşırız” dedi. Tarımın tarih boyunca önemini koruduğunu belirten Kaleli, bölgedeki yer altı sularına kota getirilmesinin gelişimi engelleyeceğini ifade etti. Başkan Kaleli kota ve sayaç uygulamalarından vazgeçip dış havzalardan su getirmenin yollarının aranması gerektiğini dile getirdi.

‘DÜNDE TAKILI KALMAYACAĞIZ, BUGÜNÜ YAŞAYACAĞIZ’

Protokol konuşmalarında son olarak kürsüye gelen İl Genel Meclis Başkanı Ali Selvi, müzakere yoluna açık olduklarını bu toplantı ile gösterdiklerini dile getirdi. Bütün meselenin bir araya gelmek olduğunu belirten Selvi, “Kooperatiflerin önemine dikkat çekmek gerekiyor. Çözülmesi gereken birçok meselemiz var. Bizim bölgemizde modern tarımı uygulamamız gerekiyor” dedi. Bölgenin az yağış almasının bir hikmeti olduğuna dikkat çeken Selvi, “Biz biran evvel modern tarıma geçmeliyiz. Devlet-millet bir arada bu çalışmayı yapmalıyız. Sulama ile ilgili asla kısıtlanmasına kesinlikle karşıyız. Elektrikte de aynı şekilde. Gıdasız olmaz. Bizim bölgemizse herkesin ihtiyacı var. Modern sulama sistemi ile ürünlerimizi sulayacağız. Düne takılıp kalmayacağız, bugüne bakacağız” diye konuştu. Selvi son olarak bu seminerde çıkacak sonuçların KOP raporuna ekleneceğini sözlerine ekledi.

‘KOTA TAMAMEN YANLIŞ ANLAŞILMADIR’

Protokol konuşmalarının ardından seminere katılan kurumlar faaliyetleri hakkında bilgilendirmede bulundu. İlk olarak kürsüye Devlet Su İşleri 4. Bölge Müdürlüğü yetkilileri İsmail Öncü, İhsan Boz ve Kemal Ongun geldi. DSİ yetkilileri yaptıkları açıklamada, “Sürdürülebilir bir yeraltı suyu yönetimi için 167 sayılı yer altı suları Hakkındaki Kanun, yönetmelik ve genelgeler doğrultusunda bölgemizde Otomatik Sayaç Okuma Sistemine geçilmesi benimsenmiştir. Bölgemizdeki kuyuların sisteme dahil edilmesi belirli bir süreç alacaktır. Bu süreç içerisinde çiftçilerimizin kullanacağı su miktarları ölçülerek tüketimlerinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu süreçte, Rasat kuyularındaki yeraltı suyu seviye ölçümleri de devam ettirilerek, seviye değişimleri dikkate alınarak tahsisler her yıl değerlendirilecektir. Ayrıca ilgili yönetmelik gereği de çiftçilerimizin tüketeceği su miktarları enerji miktarına dönüştürülerek dağıtım şirketine her yıl bildirilecek olup çiftçilerimizde bilgilendirilecektir.

Bugün itibariyle önceden DSİ’den yeraltı suyu Kullanma Belgesi almış olanlar ilgili yasa gereği 25.02.2013 tarihine kadar DSİ Ölçüm Yönetmeliğine göre sistemini kurdurarak DSİ’ye müracaat etme zorunluluğu bulunmaktadır. Gelinen bu süreçte yasa ve yönetmeliklere göre Çiftçilerimizin mağdur olmaması için gerekli müracaatları yapması gerekmektedir” denildi. Yetkililer son olarak bölgede kota diye bir sorunun olmadığını yanlış anlaşılma olduğunu sadece su tahsisi konusunda çalışma yapıldığını ve KOP’un raporu doğrultusunda bunun da düzenleneceğini ifade etti.

DIŞ HAVLARDAN SU GETİRİLMELİ

DSİ’nin ardından KOP yetkilileri Mevlüt Vanoğlu ve Yrd. Doç. Dr. Mehmet Şahin seminerde konuşma yaptı. Yetkililer yaptıkları konuşmalarda KOP İdaresinin yaptıkları çalışmalar hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Açıklamada şöyle denildi;

Ülkemizde yer üstü suyu olarak en az, yer altı suyu olarak ise en fazla su bulunan bölgesiyiz. Bölgede yaklaşık 3 milyon metre karelik bir arazi var ve biz suyu en ekonomik şekilde kullanmalıyız. Ancak havza dışından su gelirse kısıtlamalar yeniden planlanabilir. Kuyu sahipleri biran önce sayaçlarını taktırmaları gerekir. Yer altı suyundan herkes payı kadar kullanması gerekiyor. Adil bir su dağılımı yapılmalı. Bölgeye havza dışından su getirilmesi ile ilgili çok yer incelendi. Sakarya-Kızılırmak-Göksu-Seyhan barajlardan su getirme çalışmaları yapıldı. Devlet suya yatırım yapar ancak işletme masraflarını üreticiden karşılamak ister. Yapılan çalışmalarda Seyhan ve Manavgat Barajlarından gelecek sular pahalı geldi. Ancak Göksu çayından bölgeye su gelmesi mümkün. Bununla ilgili çalışmalar yürütülüyor. Birde Kızılırmak’tan us getirme projemiz var. Kızılırmak’tan Ankara Büyükşehir Belediyesi su aldı. Bu çerçevede yılda yaklaşık 280 metre küp suyu Ankara’ya götürdü. Ancak Kızılırmak suyu kirli olduğu için içme suyu olarak kullanılamadı. Bizde bu suya talip olalım istedik. Eğer bu suyu alabilirsek, araziyi sulama imkanımız olabilir. Konya Kapalı Havzası’nı dış bölgelerden su getirilmesi son derece önemlidir.”

ÖDS’NİN KOOPERATİFLER İÇİN ÖNEMİ

Programda İl Özel İdaresi yetkilileri Raşit Turan, Ali Dündar ve Selami Sakinoğlu’da katılımcılara sunum yaptı. Yapılan sunumda şu ifadelere yer verildi;

İl Özel İdaresi’nin en önemli çalışmalarından bir tanesi Özel İdare-DSİ-Sulama Kooperatifleri  (ÖDS) programıdır. ÖDS programı ile 2008-2010 senesinde DSİ’ye belli ödenekler gelmişti. Bu ödenekler için projeler üretilmişti. Bu noktada devreye İl Genel Meclisi girdi ve kooperatiflere destek neticesinde ödenek sorunu aşıldı.  Kalkınma Bakanlığı’ndan İl Özel İdaresi’ne kaynak aktarımı yapıldı. Bu kaynaklarla dağlık alanlardaki köylerimizin sulama altyapı projelerini damla sulama olarak yapıyoruz ve köyde yapılabilecek tarımsal sulamayı destekliyoruz.” Tarımsal faaliyetler ve destekler hakkında da bilgi veren yetkililer, 2007-2012 yılları arasında 6.661.301 TL tarımsal destek yapıldığını ve 2013 desteklerinin 1 Ağustos 2012’de başlayıp 31 Ocak 2013’te sona ereceğini ifade etti. Özel İdare’nin sunumunun ardından açıklama yapan İl Genel Meclisi Başkanı Ali Selvi, toplantıda maksadın hasıl olduğunu söyledi. Selvi, “ÖDS’den çekinmeyin. İmkanlardan iyi yararlanın. Kooperatifler ÖDS kapsamına girerse iki yanında da devlet desteği olmuş olacak. Biz elimizdeki suyu iyi kullanmalıyız. Tahsisini iyi yapmalıyız. Bitkiye göre su planlaması yapılmalıdır” dedi.

Programda MEDAŞ ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yetkilileri de katılımcılara bilgilendirme yaptı.

İŞTE SONUÇ BİLDİRGESİ

Program sonunda sonuç bildirgesi şu şekilde açıklandı;

Toplantıda; tarımsal sulamada suyun etkin kullanımı ve uygulanacak su ölçüm sistemleri ile havzada yapılması planlanan su tahsisleri konularında bölgede yaşanacak muhtemel sorunlar ve çözüm önerileri dile getirilmiştir.

1.DSİ’nin 12 Haziran 2012 tarihinde açıkladığı YAS Eylem Planının bölgede tarımsal üretimi olumsuz etkileyeceği, şahıs kuyularına yılda hektara 2.000 m3,  kooperatif kuyularına 3.500 m3yeraltısuyu tahsisinin kabul edilemeyeceği ve bu nedenle planın revize edilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır.

2. Bu amaçla mevcut YAS Eylem Planı, KOP Bölge Kalkınma İdaresince hazırlanan, 06.12.2012 tarihinde KOP İdaresinde Bölgede ilgili tarafların geniş katılımıyla yapılan istişare toplantısında değerlendirilen ve Konya Bölgesi Sulama Kooperatifleri Bölge Birliğinin bu toplantısında ortaya konulan ilave görüşlerin de dikkate alınarak son hali verilecek KOP İdaresi Raporu doğrultusunda revize edilmelidir.

3. DSİ tarafından uygulamaya konulacak olan Otomatik Sayaç Okuma Sistemi (OSOS) konusunda gerekli alt yapı tam olarak hazır olmadığından, 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun’da değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’da, yeraltı suyu ölçüm sistemlerin kurulması ile ilgili belirlenen son müracaat tarihi olan 25.02.2013 tarihinin uzatılması uygulayıcı kurum ve bölge çiftçilerini rahatlatacaktır.

4. Tarımsal sulamada kullanılan elektrik fiyatları son yıllarda çok yükselmiştir. Bölgede sulu tarımda girdi maliyetlerinde en büyük payı enerji almaktadır. Elektrik enerji tarifesindeki kayıp/kaçak, Pshb, sayaç okuma, açma-kapama  ve KDV gibi ilave bedellerin,tarımsal sulamada kullanılan elektrik tarifesinden çıkartılması ve enerji maliyetlerinin düşürülmesi gerekmektedir. Ayrıca YAS Eylem Planında öngörülen kontrol sistemlerinin maliyetinin desteklenmesi hususunda çalışmalar yapılmalıdır. Bu konularda KOP İdaresi öncülüğünde kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde çalışma yapılarak, yetkili mercilerde girişimlerde bulunulmalıdır.”